Yoga, yer değiştirmek, yürümek, koşmak, tırmanmak, itmek, çekmek, eğilmek, çömelmek, uzanmak ve dönmek gibi tüm günlük hayat aktiviteleri de dahil herhangi bir hareket pratiğinde ‘sensori-motor’ sistem ya da ‘nöromüsküler kontrol’ devrededir.

Hareket sırasında hangi kasın, ne zaman ne kadar, hangi sırayla kasılıp gevşeyeceğini kontrol eder. Bunu feedforward (ileri bildirim) mekanizması ile sağlar1. Yani siz farkına bile varmadan sırf bir şey yapmak aklınıza geldiği anda derin stabilizatör kaslar devreye gire-rek hareket için stabil bir ortam oluşturur. Eklemde minimum sürtünmeyi, kasta minimum enerji sarfiyatını ve sistemde maksimum güç üretimini1 yani kısaca optimal hareketi sağlar. Fonksiyonel eklem stabilitesini sağlar (hareket sırasında eklem homeostazisi)1. Dengeyi ve harekette kolaylığı sağlar. Bedenin uzaydaki konumu-na dair bir farkındalıktır. Homeostaz olur yani beden sağlığa döner. Sistem sağlıklı olduğunda Ştiram Sukham Asanam (Patanjali Yoga Sutralar) hissederiz yani rahat ve dengede. Eğer nöromüsküler kontrol yoksa dengesiz, güçsüz ve rahatsız hissederiz ve incinmeler olabilir.

Sensorimotor sistemini bilgilendiren şeyler sırasıyla:

• Kulaktaki Vestibüler Sistem

• Gözler ve Oryantasyon

• Kas, eklem ve fasyadan Propiyoseptif Reseptörlerdir. (1,2)

Sensorimotor sistem ana rahminden itibaren reflekslerle beraber gelişmeye başlar. Herkeste aynı gelişeceği garanti değildir ve muhakkak hepimizin bedeninde ‘offline’ olan ya da işlemeyen bölgeler vardır. Bunların nedeni doğum travması, motor gelişim evrelerini tamamlamamak, fiziksel ve duygusal travmalar, günlük alışkanlıklar (çok oturmak), hamilelik ve doğum yapmak, ameliyat geçirmek, düşmek ve kaza geçirmek olabilir. Gelişim sırasında ya da yetişkin olduktan sonra olan bu travmalar, nöromüsküler sistemde dengesizlikler yaratır. 3,4,5

Travma nasıl sensorimotor sistemi etkiler?

Kucağa alınmayan ve sallanmayan çocuklarda kulaktaki vestibüler sistem gelişmeyebilir. Vestibüler sistemi başın konumunu belirler ve ancak hareket ile gelişir. Çok oturmak, televizyon önünde uzun süre oturmak bu sistemin gelişmesini önler. Vestibüler sistemi nefes alış verişine kadar gündelik hayatımızı derinden etkiler.

Propiyoseptif reseptörler tehdit altında olduğunda kapanır (5). Örnek olarak diz bağı koptuktan sonra ‘dizin etrafındaki kaslar spazma sokayım ki bağlarını hareket etmesin ve kendimi iyileşeyim’ diye düşünürler. İyileştikten sonra o kasların devreye girmesi gerekir, ancak otomatik olarak girmeyebilir. En büyük zorluk, nöromüsküler kontrolü tekrar sağlamaktır. Bedenin o bölgesi ‘offline’ olur ya da artık etkili ve efektif devreye giremez hale gelir.

Bu tarz travmalarla zamanla kaslarımız doğru zamanda doğru miktarda kasılamamaya başlarlar(5). Bu özellikle lokal stabilizatör ‘postür’ kasları için önemlidir çünkü postür kaslarında bir tür proprioseptif reseptör olan kas iğciği yoğunluğu global hareket kasla-rından çok fazladır(6). Bu da bedenin uzayda pozisyonu ve hareketi hakkında beyine bilgi sağlayarak bir sonraki hamlesi için karar verme sürecinde belirleyici olduklarını düşündürür. Ayrıca eklemlerin ‘nötral’ pozisyonda kalmasını sağlayarak dokulara rahat hareket etme alanı açar(6). Bu kaslar ‘offline’ olduğunda duruş bozukluğu oluşur ve kişi bitkin olur, hareket için kullanılan kasları postürü tut-mak için kullanmaya başlar. Normalde kasıl-gevşe prensibinde çalışan ve uzun süreli kasılma gerektiren işler için yaratılmamış olan hareket kasları kronik olarak kasılmaya başlarlar ve bedende ağrılar oluşur (3,4,5).

Çoğu kişi nöromüsküler sisteminde olan dengesizlikleri fark etmez çünkü ancak fiziksel aktivite sırasında dengesizlikler ortaya çıkar. Kısa sürede yükleme sonucunda fark edilir hale gelirler. Sporcular ya da zor yoga pozlarında fark edebilirsiniz. Çoğu kişi ağrılar ve sızılar içinde yaşar.

Uzun yıllar sürdürdüğünüz günlük hayat aktiviteler içinde hissetmeyebiliriz çünkü vücut rutini sürdürmek için kendince yollar geliştirir. Bu kompansasyon yolları akşamdan sabaha değil ancak yıllar içerisinde dokularda yanlış yüklenmeler sonucu yıpranmaya yol açar. Doku kırılma noktasına geldiğinde sinyal göndermeye başlar (eklem hareketlerinin kısıtlanması, hafif spazm ve tutulmalar, ağrı, doku hasarı, vb.). Yeni bir aktiviteye başladığınızda (dans, yoga, pilates, vb.) ya da rutinin dışına çıktığınız bir günde (biraz uzun yürümek, ağır kaldırmak, vb.) birden belirgin olarak hissedilebilir. Eski rutine döndüğünüzde herşey ‘normale’ dönebilir. Semptom geliştirme sıklığı zamanla artabilir ve ileri yaşlarda deneyimlenen ve ‘normal’ olduğunu düşündüğümüz eklem deformasyonları, ağrılar ve hareket kabiliyetindeki tüm gerilemelerinde bu kompansasyon mekanizmalarından kaynaklandığı artık sorgulanıyor (7,8).

Postür kaslarınız devrede olup olmadığını anlamak için şunlara dikkat edin:

• Üç ay spor yapmadığınızda sağlığınızda büyük gerileme yaşıyorsanız, sensorimotor sistemininiz dengede işlemiyor anlamına gelebilir. Kas zayıflasa da üç ay içinde genel iyilik hali devam etmelidir.

• Hareket sırasında nefes tutuyor musunuz?

• Dudaklarınız hareket sırasında geriliyor mu?

• El ve ayaklarınızı pençeliyor musunuz?

• Hareket sırasında çok aşırı terliyor musunuz?

• Hareketleriniz de zerafet var mı yok mu?

Sensori motor sistemini düşünerek devreye sokamıyoruz. Bilinçli kontrol altında olan bir şey değildir. Hareket bilinç altından gelir. Hatta zorlanmak, bizi hemen kompanse eğilimimize geri sokar. Ne zaman ki postürümüzü düzeltmek için Plank ya da Vasistasana gibi zorlayıcı bir poz yaptık, beden bilinç altından hemen eski paternlerine girer ve transversus abdominus devreye girse bile yine geç ve dengesiz biçimde devreye girmiş olabilir. Fit olmak ve sağlıklı duruş arasında fark vardır.

Nöromüsküler kontrolün yeniden devreye sokulması gerçek şifanın sağlanmasında en büyük adımdır. Bunu sağlayabilmek için alışkın olduğumuz fiziksel aktivite çalışmalarından çok farklı bir yaklaşım gereklidir.

Neyse ki ümit var! Postür kaslarını ‘offline’ olmaktan çıkaran, on-larda propiyosetif uyarıyı tekrar kavuşturan, minimum çaba ile yapılan 3 boyutlu hareketler, buna destek olarak verilebilir. Yuvarlanmak, yuvarlanarak oturamaya kalkmak, çabasız ve özgür hareketler. İçten gelen hareketler. Yoga pratiğimde buna ‘oyunsu araş-tırma’ diyorum. Çok açık ve özgür bir bölüm olduğu için faydaları belirsiz gibi hissedilebilir. Ancak bir çok kişi için tek derinden ve gerçek şifa, bu bölümden kaynaklanıyor olabilir. Benim gibi hiza dışı ve offline olmuş bedene sahip biri için yoga pozları hep çok zor ve incitici geldi. Fizyoterapistlerin kullandığı bir terapi olan ve kısa tekrarlar ile yapılan Ulolara yıllarca bu kadar ısrar etmemin sebebi-ni şimdi anlıyorum. Kimileri için kısa çabasız tekrarlar, yuvarlak ve özgür içten hareketler fazla basit kaçabilir. Bu çalışma çok derinden, düşünemediğimiz ve bilinçli yolla ulaşamadığımız bir yerlere dokunuyor.

Referanslar:

1 Bryan L. Riemann; Scott M. Lephart The Sensorimotor System, Part I: The Physio-logic Basis of Functional Joint Stability Journal of Athletic Training 2002;37(1):71–79 by the National Athletic Trainers’ Association, Inc www.journalofathletictraining.org

2 Bryan L. Riemann; Scott M. Lephart The Sensorimotor System, Part II: The Role of Proprioception in Motor Control and Functional Joint Stability Journal of Athletic Train-ing 2002;37(1):80–84 by the National Athletic Trainers’ Association, Inc www.journalofathletictraining.org 3 Sjödahl J1, Gutke A2, Ghaffari G3, Strömberg T4, Öberg B5. Response of the mus-cles in the pelvic floor and the lower lateral abdominal wall during the Active Straight Leg Raise in women with and without pelvic girdle pain: An experimental study.

Clin Biomech (Bristol, Avon). 2016 Jun;35:49-55. doi: 10.1016/j.clinbiomech.2016.04.007. Epub 2016 Apr 19.

4 Franettovich Smith MM1, Honeywill C, Wyndow N, Crossley KM, Creaby MW. Neu-romotor control of gluteal muscles in runners with achilles tendinopathy. Med Sci Sports Exerc. 2014 Mar;46(3):594-9. doi: 10.1249/MSS.0000000000000133.

5 Hodges PW1, Richardson CA. Altered trunk muscle recruitment in people with low back pain with upper limb movement at different speeds. Arch Phys Med Rehabil. 1999 Sep;80(9):1005-12.

6 Comerford MJ1, Mottram SL. Movement and stability dysfunction–contemporary developments. Man Ther. 2001 Feb;6(1):15-26.

7 Grimaldi, A., Richardson, C., Stanton, W., Durbridge, G., Donnelly, W., & Hides, J. (2009). The association between degenerative hip joint pathology and size of the gluteus me-dius, gluteus minimus and piriformis muscles. Manual therapy, 14(6), 605-610.

8 Grimaldi, A., Richardson, C., Durbridge, G., Donnelly, W., Darnell, R., & Hides, J. (2009). The association between degenerative hip joint pathology and size of the gluteus maximus and tensor fascia lata muscles. Manual therapy, 14(6), 611-617.

(7,8)Kalçanın dejeneratif hastalığında (ileri yaşta ortaya çıkan se-bebi bilinemeyen coxartroz) gluteus medius ve priformis (derin stabilizatör grup) kaslarının hacim ve kuvvetleri karşılaştırıldığında hastalık ve kontrol grubu arasında anlamlı fark bulunmuş.

Nat Neurosci. 2004 September ; 7(9): 907–915.

Optimality principles in sensorimotor control (review) Emanu-el Todorov

Department of Cognitive Science, University of California San Die-go

Enerji, akıcılık, kesinlik

Bernstein; insanlarda motor kontrolün dört seviyeli fonksiyonel hi-yerarşisi 1.postür ve kas tonusu 2.kas sinerjisi 3.üç boyutla uzay ile başedebilme 4.soyut hedeflere yönelik komplike hareketleri orga-nize etme

Herhangi bir davranış en az iki seviyede nöral geribildirim kontrolü içerir; öncü seviye hedefe ulaşma yollarının işleyiş sürecini izler-ken, arka plan seviyesinde sağlanmadığında öncü seviyenin işini yerine getiremeyeceği otomatik düzeltmeleri sağlar.

Sensory and motor systems Editorial overview Rachel I Wilson and Sascha du Lac

Current Opinion in Neurobiology 2011, 21:517–519

Available online 7 September 2011

Tüm duyular bir motor davranış bağlamında gerçekleşir. Örneğin bir obje hakkında bilgi sahibi olmak için dokunuruz, görme ve işit-me bilgileri başın o andaki pozisyonuna göre değerlendirilir. Koku için burunun küçük çekme hareketleri ve tat için çiğneme aktif hareketlerdir.

Diğer taraftan tüm motor davranışlar duyusal girdilerden etkilenir. İçsel olarak karar verilen bir hareketi gerçekleştirmek üzere etkili motor planlama için vücudun içinde bulunduğu ortam ve durum hakkında kesin bilgi gerekir.

Bu yüzden duyu ve motor sistemleri bir araya getirerek sensorimotor sistemi bütün olarak ele almaya yönelik girişimde bulunduk.